23 nisan şiirleri
23 NİSAN
Dün sabah anneciğim
Öperek, dedi: Uyan
Bugün senin bayramın,
Kalk, bak süslendi her yan.
Baktım her taraf süslü,
Sokaklar dolu insan.
Dedim: Anne bu neden
Dedi: 23 Nisan.
Temel bayrammış, inan
Kutlu olsun kardeşim
Geldi 23 Nisan.
R. Gökalp ARKIN
23 NİSAN
Bugün bir başka aydınlık yeryüzü,
Bir başka ağaçların, evlerin yüzü.
Bugün çocuklar güzel.
Bugün sokaklar güzel…
Elimizden tutan her el
Daha sağlam
Daha mavi gökyüzü;
Bayraklar daha yakın.
Bakın: geçiyor yarının büyükleri;
Şarkılar tutuyor gökleri.
Adnan ARDAĞI
23 NİSAN
Bu ne duru sabah, ne temiz hava,
Geliyor her yandan Nisan kokusu.
Sevinçten deliye dönmüş her yuva,
Sarmış gönülleri vatan duygusu.
Gelincikler gibi al al bayraklar,
Evlerden sarkıyor, gökler de dolu.
Nabızlar pek hızlı, coşkun yürekler,
Sanki arslan bugün her Türk’ün oğlu!
Şu mini miniler tombul yanaklı,
Yerlerinde bile duramıyorlar.
Hepsinin elleri çifte bayraklı,
Gözlerinde şimşek şimşek sevgi var.
Yeniden oluyor her şey, yeniden,
Yanıyor Atatürk içimizde bak!
Atatürk, bu kara günü ak eden,
Atatürk; andımız, en kutlu sancak.
Eğlenin yavrular, gülün çocuklar.
Coşsun gönlünüzde Türklük duygusu.
Havanın bile bir coşkun hâli var,
Her yönden geliyor nisan kokusu.
Hasan Lâtif SARIYÜCE
ÇOCUK BAYRAMI
Arkadaşlar, sevinelim,
Hep gülelim, eğlenelim;
Sıkılmasın hiç canımız;
Çünkü bugün bayramımız…
Oyun, alay, dernek düğün,
Hepsi bizim işte bugün…
Çocuklara hor bakmayın;
İncitmeyin, esirgeyin…
Ana yurdun oğlu, kızı,
Umut veren şen yıldızı.
Yarınları parlatacak;
Şenlenecek her bir ocak…
Korunacak cumhuriyet,
Yükselecek bu memleket…
Ekrem ŞENOZAN
BİZİM BAYRAMIMIZ
Bu gelen bizim bayram
Yükseldi bak ünümüz.
23 Nisan bizm
En şerefli günümüz!
Al bayrağı açalım,
Gel gidelim törene.
Bin teşekkür, bizlere
Bugünleri verene…
Bizim için harcanan
Boşa gitmez bu emek,
Çünkü her Türk çocuğu
23 Nisan demek…
İsmail Hakkı SUNAT
23 NİSAN GÜNÜ
Bayram yapar çocuklar,
23 Nisan günü
Büyük bir sevinç kaplar,
Bütün yurdun üstünü
Bin dokuz yüz yirmide
Duyuldu halkın sesi
Açıldı bu tarihte
Büyük Millet Meclisi
Bugün edildi ilân
Yeni bir Türk devleti
Bundan, 23 Nisan
Sevindirir milleti
İ. Hakkı SUNAT
ÇOCUKLARIN DİLEĞİ
Çocuklar şarkı söylerken
Kanatlanır gökyüzüne
Melek olur.
Çocuklar şarkı söylerken
Sarı saçlı, mavi gözlü
Bebek olur.
Çocuklar şarkı söylerken
Bulut olur,
Gökkuşağı olur
Deniz olur.
Çocuklar şarkı söylerken
23 Nisanlarda
Pırıl pırıl saydam kanatlı
Kelebek olur.
Çocuklar şarkı söylerken
23 Nisanlarda
Dillerinde, gözlerinde
Yüreklerinde yalnızca
Bir dilek olur.
Teşekkürler Atatürk
Teşekkürler Atatürk
M. Macit TAŞ
ATATÜRK ÇOCUK OLMUŞ
Çocuk Bayramı’nda
Gelmiş katılmış aramıza,
Atatürk çocuk olmuş bakın:
Sallanıyor salıncakta!
Gülüyor gözlerinin içi,
Gülüyor,
Gökler, denizler kadar mavi.
Diyor ki: “Çocuklar, ben verdim size
Bayramların en güzelini”.
“Dilerim, yurdumun çocukları,
Tüm çocukları dünyanın
Gülüp oynasınlar bugünkü gibi;
Acıda, sevinçte kardeş olsunlar…
Çınlasın yeryüzünde barış türküleri”.
Aziz SİVASLIOĞLU
DÜNYA ÇOCUK BAYRAMI
Kiminin saçı siyah,
Kiminin saçı sarı…
Ankara’da buluştu,
Dünyanın çocukları.
Her Yirmi Üç Nisan’da
Tekrarlanır bu olay.
Buluşma nedenini,
Açıklamak çok kolay.
Bu kocaman dünyada
Ülke sayısı çoktur.
Oysa ki hiç birinin
Çocuk Bayramı yoktur.
Dünyanın çocukları
Yurdumuza koşuyor,
Her Yirmi Üç Nisan’da
Cıvıldaşıp coşuyor.
Türkiye konuklarla,
Kalpler sevgiyle dolsun.
Dünya Çocuk Bayramı
Herkese mutlu olsun!
Altan ÖZYÜREK
EGEMENLİK ULUSUNDUR
Egemenlik ulusun olduğu günden beri,
Hergün daha çok artan bir zevkle yaşıyoruz.
Biz seyredenlerin kamşıyor gözleri,
Asırları yılların içinde aşıyoruz…
Artık maziye gömdük mesafeyi, zamanı;
Her geçen gün andırır bir 23 Nisanı.
Kalplerde inkılâbın bilinçli heyecanı,
Mukaddes hedeflere hızla yaklaşıyoruz.
Yolumuzda ışıktır demokratik meş’ale,
Biz milletçe bağlıyız ulusal ülkülere.
Heybetli bir çığ gibi bütün ulus el ele.
Yeni bir medeniyet için uğraşıyoruz.
Bugün yirmi milyon Türk bir tek kalp, bir tek vücut;
Hepsinde aynı hamle, aynı güvenli umut.
Yuvalar şenlik dolu, gönüller ferah, mesut…
En kutlu bir hayatın zevkini taşıyoruz.
Halil Refet TANIŞIK
Hasret Ne ki
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
Hasret Ne ki
Hasret gül kokulu yardan
Koptuğun gün mü?
Hasret düş evlerine yolculuk
Yaptığın dün mü?
Hasret noktalanmış sevdalarını
Gömdüğün üzüntün mü?
Hasret gece geldiğinde ilhamın
Yakaladığın ölüm mü?
Ömer Besim Yaviç
ALıntıdır…
Olmaz Mı
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
Olmaz Mı..
Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam;
Geçip de aynaya, soran olmaz mı?
Bir parçacığım ben, bütüne hasret;
Zaman döne dursun, o güne hasret;
Ruhumsa zamanın üstüne hasret;
Ebediyet boyu bir an… Olmaz mı?
Necip Fazıl Kısakürek
ALıntıdır…
Hasret ise Turna Bir Cana
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
Hasret ise Turna Bir Cana
Biliyorum
İki gözün
İki elin
İki ayağın
Bir yüreğin
Yalnız kalışını
Tepeden tırnağa
Hasret…
Hasret…
Gülün yamacı kırmızıyken
Ritim tutar yürek saati
hasret…
hasret…
Bir zaman
Hasret…
Hasret…
Dem tutuyor
Ciğarası gözlerinde adamın
Hasret…
Hasret…
Tutabildiği
Bir bulutun bakışıdır oysa
Hasret…
Hasret…
Hasret ise turna
Bir cana
Bahardan bahar’a gelir yurduna
Hasret…
Hasret…
Zafer Zengin Etnika
Öyle Bakma Çünkü
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
ÖyLe Bakma Çünkü
Güzel bahçeli bir ilkokulun penceresinden
dünyaya,
hayret, hasret ve biraz da
bayat bayram şekeri kederiyle bakan,
aklı canbaz,yanağı al,
sesi çilek aroması
bir çocuk oturuyor
gözlerinde…
Yılmaz Erdoğan
ALıntıdır…
Hasretin Senfonisi
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
Hasretin Senfonisi…
O hasret var ya o hasret!
Doğum gibi,ölüm gibi beklenti
Her şeyden fazla etkili
Sürücü güç hayallerin şehrine
Bin atlının koşturduğu çöllerde
Hasret yalın ayak bir koşucu katranda
Kızgın çakıllarda olabildiğince…
Bir de bağırda ateşbaz kumlar,
Dökülür ateş nefesten konuştukça
Camlaşırlar
Ah o özlem
Çıplak vücudumda yalnızca çivi bir gerdanlık
Olan delice özlem…
Ateşlerde yürüten fırtınalar yaratan
Hasret çiçeği kokan aramalar,anmalar,arınmalar
Hangi çağlardan kalma tablet
Bu delici gökyüzü bakışlar…
Tüm yıldızlarla ay aşksa eğer
Hasret kızgın lâvlar gibi yakar.
Kanıyor özlemlerim ağlıyor…
Özlemek doğanın bir hediyesi insana
Ve onun kadar muhteşem bir şey de yok ya!
Hangi renk hasret kokar burcu burcu
Ve dağılır karalara,denizlere gömülür
Hangi ağaç kızıl, ıslak yaprak
Döker özlem olarak tek tek…
Sevgimle bitişik hasretim
Tüm özlemlere talibim, ipoteğim
ALıntıdır…
Hasret Bir AşıLmaz Duvar Mı
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
Hasret Bir AşıLmaz Duvar Mı…
Hasret bir aşılmaz duvar mı
Kimi anasına hasret
kimi çocuğuna
Hasret yağmur gibi yağar mı
Kimi sıcağına hasret
kimi soğuğuna
Hasret bir ömre sığar mı
Kimi çiçeğine hasret
kimi böceğine
Hasret, hasret, hasret
Hasretler içinde öleceğine
Git sevgini kanatlandır geleceğine
Mustafa Özke
ALıntıdır…
Hasret
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
Hasret…
Adını hasret koydum gülüm
Sen yoksun ondandır gülüm
Vazgeçmek istedim olmadı
Adın hasret olsun be gülüm
Gidişin dönecek gibi değildi
Hasret bıraktın o gülüşlerine
O derinden bakan gözlerine
Adın hasret olsun artık gülüm
Sana nasıl da hasretim gülüm
Gülümü ararım, nerede gülüm
Beyhude geçiyor benim ömrüm
Adını hasret koydum ben gülüm
Ümitlenme boşa, bekleme dediler
Bu gardan sevdan geçmez dediler
Gönlümdeki ateşi söndüremediler
Onun için hasret koydum be gülüm
Kanadı kırık gönlümü saramadılar
Delisin sen deyip beni alaya aldılar
Boynum bükük, harında bıraktılar
Ondan adını hasret koydum gülüm
Sen yoksun hasretin hiç çekilmiyor
Şu deli gönlüm sensiz yapamıyor
Hasretten başka ad aklıma gelmiyor
Onun için hasret koydum be gülüm
Gece olunca dertlerim başlıyor
Hasretin beni derinden yaralıyor
Neden gelmiyorsun aklım ermiyor
Ondan adını hasret koydum gülüm
Hasretin kor alev, sardı her yanımı
Dönüşü olmayan bu kara sevdamı
Hasret olmasında ne olsun, yalan mı
Onun için hasret koydum ben gülüm
Boşuna umutlanma bile diyemezsin
İyi bilirim sen beni asla sevemezsin
Benim çektiklerimi sen hiç bilemezsin
Ondan hasret koydum adını gülüm
Önceleri senden çok umutluydum
Sana tertemiz aşkımı sunmuştum
Senin aşkından güller gibi soldum
Adını hasret koydum senin gülüm
Kader ördü ağlarını, hasretim oldun
Geceleri yanımda seni aradım yoktun
Yaralı gönlümün özlemi sen olmuştun
Onun için hasret koydum be gülüm
Çıkaramadım seni yalnız dünyamdan
Seni öyle sevdim ki, sanma yalandan
Şahidim olsun bana, o yüce yaradan
Hasret oldun, sevdim seni canımdan
Yokluğun ölüm, ne yokum ne varım
Dayanacak gücüm bitti ne olur canım
Bırak şu inadı gel artık, kalmadı halim
Gel de bitsin artık bu hasret, cananım.
Abdullah Arslan
ALıntıdır…
Hasreti Sordun
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
Hasreti Sordun…
Bana hasreti soruyorsun
Yüreğimde yaktığın ateşten
Bir kıvılcım göndereyim
Yanmak neymiş
Kerem de kimmiş
Anlatsın sana
Aleme hazandır hasret
Bende ise bahar
Bahar bende
Binbiir çiçekte açar
Kerem’e sor
Yanmaktır hasret
Bende ise
Zemheri ayazında titremek
Ahmed Arif’e sor
‘’Prangalar eskitmektir’’ hasret
bende ise
Pranga vuramadığım sende ki yürek
Nazım’a sor
Gömülemediği memleketidir hasret
Benim ise
Adını koyamadığım memleket
Harrana’a sor
Yağmurdur hasret
Bende ise
Sana akmak isteyen gözyaşım
Rüzgara sor
Deli dolu esmektir hasret
Bende ise
Kokunu duymak rüzgarda
Dağlara sor
Bitmeyen yalnızlıktır hasret
Bende ise
Yüreğimde ki yalnızlık
Serçe yavrusuna sor
Uçacağı gündür hasret
Benim ise
Sana kavuşacağım gün
Bebeğe sor
Ana kucağıdır hasret
Benim ise
Dokunamadığım bedenin
Azrail’e sor
Can almamamktır hasret
Bende ise
Yokluğunda Azrail’i aramak
Dedim ya
Hasret bende bahardır
Bahar bende
Binbiir çiçekte açar
Hasret bende
Türküdür
Çığlıktır
Yalnızlıktır
Mısra mısra şiirdir
Bende hasret
Sensin
Hasret bende kıyamet
Mehmet Nedim Korkmaz
ALıntıdır…
HAsret Değil Mi
16 Temmuz 2009 Yazan Dekan
Kategori Hasret Şiirleri
Hasret Değilmi…
Uzaklara dalıp giden gözlerin,
Umutları sönen mâsum yüzlerin,
Alevlerle kucaklaşan közlerin;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?
Barajları törpüleyen sellerin,
Suya muhtâc vahâların, çöllerin,
Savrulup da toz koparan küllerin;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?
Yalın ayak, nasır taban koşanın,
Bir yâr için, Kaf Dağı’nı aşanın,
Gözü kara, mangal yürek taşanın;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?
Aydınlığa kucak açan gecenin,
Mehtâpları, kendine dost seçenin,
Arşınlayıp, sahrâları geçenin;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?
Akşam güneş gurûbunu süzenin,
Sâhillerde tek başına gezenin,
Urbasında süslü, ürkek tâzenin;
Anlattığı tek şey, hasret değil mi?
aLıntıdır…


